Sağ Beyin Analitik Mi? Beni Delirten Sorular
İzmir’de bir kafe, sabah saatleri, güneş yeni doğuyor ve ben, yine kafamda dönen bin bir türlü soruyla uyanıyorum. “Sağ beyin analitik mi?” Hadi ya! Hem analitik hem de sağ beyin! İnsan bir an böyle bir soruyla uyanınca, insanın içinden bir yerlerden bir ses yükseliyor: “Senin işin gücün yok mu?” Evet, içimdeki mantık, analitik tarafım bir yanda, sağ beyinle ilişkili hayal gücü ve duygusal tarafım diğer yanda sürekli bir çatışma yaşıyor. Ama bir şekilde, bu soruyu çözmeye karar verdim. Gelin birlikte bakalım: Sağ beyin analitik mi?
Sağ Beyin, Sol Beynin Yanında Çekirdek Mi?
Haydi bir adım geriye gidelim. “Sağ beyin” dediğimizde aklımıza ne geliyor? Duygular, hayal gücü, yaratıcılık, renkler, resimler, derin anlamlar ve tabii ki de o insanın hani sürekli aklı bir yerlere dalan hali. Ama analitik? Bu biraz daha matematik, planlama, mantık işidir. Hani sayıları, tablolarda düzenli şekilde sıralayıp, her şeyin tam yerli yerinde olmasını isteyen, sağa sola kaymayan bir kafa. Şimdi sağ beyin bunu yapabilir mi? İşte orası karışık…
İçimdeki sağ beyin, “Bana ne!” diye bağırıyor: “Ben resim yapmayı seviyorum, en sevdiğim şey renklerle oynamak, analiz falan değil.” Ama tabii ki sağ beyin dediğimizde bazen insanın böyle her şeyi görsel ve duygusal algılayarak analiz etme yeteneği de devreye giriyor. Bu biraz karmaşık, yani sağ beyin bir yanda duygusal kararlar alırken, diğer yanda bir tür yaratıcı analize de girebiliyor. O zaman “Sağ beyin analitik mi?” sorusu da bambaşka bir boyut kazanıyor.
Sağ Beyin mi, Sol Beyin mi? Gel, Bir Sohbet Edelim
Arkadaşlarım bana sürekli, “Ya, sen sağ beyin misin, sol beyin misin?” diye soruyorlar. Bazen bu sorular beni o kadar bunaltıyor ki, iş yerinde, sağ beyinle konuştuğumda “Bugün nereye gideceğiz?” dediğimde, o bana hayalci bir cevap veriyor. “Ay, bence bugün deniz kenarına gidelim, hayatı anlamalıyız.” Sol beyinse “Ya sen, işlerini yapmadın, nereye gidiyorsun?” diyerek, sahtelikten uzak ve bir o kadar da net bir şekilde uyarıyor. Hani içimdeki çatışma tam burada başlıyor, sağ beyin yaratıcı ve özgür, sol beyinse sürekli mantıklı olmam gerektiğini hatırlatıyor. Fakat analitik düşünme dediğimizde, sol beyin devreye giriyor tabii.
Bir gün, kütüphanede ders çalışırken, sağ beynim bana şöyle dedi: “Bunlar hep yavan işler. Hayatın anlamını nasıl bulabiliriz?” Ama sol beynim hemen devreye girip, “Fakat, burada sınav var, biraz çalışmak gerek” diyordu. Bunu duyduğumda kendi kendime “Ah, bu beynim, beni delirtecek!” demekten kendimi alıkoyamıyordum. Hani, sağ beyin olmasa hayal gücümle derin düşüncelere dalacağım, sol beyin olmasa da tüm düzenim kaybolacak. Sonuç? Bir türlü dengeyi bulamıyorum!
Sağ Beyin Analitik Mi? Kısa Yanıt: Bazen
Şimdi işin özüne gelelim: Sağ beyin analitik mi? Kısa yanıtı veriyorum: Bazen! Yani bazen sağ beyin analitik, bazen de sol beyin. Fakat bir şeyi fark ettim: Sağ beyin bazen en iyi çözümü analitik düşünerek buluyor. Yani mesela bir problem çözme sırasında, sağ beynin yaratıcılığı ile analitik çözüm önerileri bir araya geliyor. Bir bakıyorsunuz, “Aa, bu nasıl oldu?” diyorsunuz, çünkü aslında sol beynin akılcı çözüm önerileri sağ beynin yaratıcı bakış açısıyla birleşiyor ve mükemmel bir sonuç ortaya çıkıyor.
Geçenlerde bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Mükemmel fotoğraf çekemiyorum çünkü sağ beynim çok dağınık, ne yapacağımı bilmiyorum.” Hemen aklıma geldi: “Ama işte sağ beynin analitik yanı da burada devreye giriyor. O an fotoğrafı çekerken, ışığın ve kompozisyonun nasıl olması gerektiğini düşünüyorsun. Bu da bir tür analiz!” Ama tabi bir yandan da sağ beynim buna karşı çıkıp, “Hayır, daha yaratıcı olmalısın!” diye bağırıyordu.
Hayal Gücü, Renkler ve Matematik: Birbirine Karışan Beyin
İzmir’deki plajda yürürken bir an durup düşündüm. Sol beynim bana “Bu kadar kafa karıştırma, biraz matematiksel düşün” derken, sağ beynim: “Bak, renkler! Bak, denizin kıyısındaki o muazzam görüntü!” diyordu. Ve işte burada, sağ beynin analitik olduğu noktayı fark ettim: O kadar estetik bir görsel vardı ki, çözümün analitik kısmı da aslında bunun içindeydi. Renklerin uyumu, kompozisyon, denizin yansıması… Bunların hepsi bir anlamda analizdi, sadece sol beynin klasik analizinden farklıydı.
Kafamda sürekli bir döngüye giriyorum, sağ beynimle tartışmaya başlıyorum. “Ya biraz renkleri düşün, hayal gücünü kullan!” deyip, hemen bir resim çiziyorum. Ama sonra sol beynim, “Bunun ne faydası var? Bu resimle ne yapacağız? Bir çözüm öner!” diye bağırıyor. Bazen resim yaparken bile çözüm arayışına giriyorum, ki bu da sağ beynin analitik kısmı oluyor.
Sonuç: Sağ Beyin ve Analitik Düşünme
Sonuç olarak, sağ beyin analitik mi? Evet, bazen. Bazen de değil. Ama insan beyninin bu esnekliği, hayatı daha ilginç ve zengin kılıyor. Sağ beyin, her zaman yaratıcı ve özgür ruhlu olabilir ama analitik düşünceye de kayabilir. Aynı şekilde, sol beyin sadece matematiksel ve mantıklı olmayı beklese de, bazen yaratıcılık da devreye girer. Sonuçta, her şey bir denge meselesi.
İçimdeki sağ beynim hala “Yaşamda neyin peşindesin?” diye soruyor, sol beynimse “Tamam, o zaman otur biraz ders çalış!” diyor. İşte böyle, kafa karışıklığı ve yaratıcı düşünceyle dolu bir gün daha. Ama bir şey kesin: Beyin, sadece bir mantık cihazı değil; renkleri, hayal gücünü ve bazen de analitik düşünmeyi bir arada barındırıyor.